Buzul Nedir, Nasıl Oluşur? Buzul Çağı Hakkında Bilgi

0
26

Buzul nedir, nasıl oluşur ve buzul çağı hakkında detaylı bilgi konulu haberimizi okumaktasınız.


Buzul; dağ zirvelerinde yaz kış erimeyen ve yer çekiminin etkisiyle yer değiştiren büyük kar ve buz kütlesidir. Buzulların farklı oluşum şekilleri , yapısı, aşındırma ve birikim şekilleri  ve hareketleri vardır.Ayrıca Dünyanın bazı bölgelerinde buzul gölleri ve buzul vadileri bulunmaktadır. Türkiye’nin bugünkü yer şekillerinin oluşmasında en az etkili olan dış kuvvet buzullardır. Buzul çağının ortaya çıkışıyla ilgili pek çok teori vardır.Buzul çağı nedir? Dünyanın geçirdiği buzul çağlar ve Dünya neden buzul çağlarına giriyor?Tüm bu bahsettiklerimizle ilgili bilgileri haberimizin detayında bulacaksınız.

BUZUL ÇEŞİTLERİ

Sirk Buzulu :Yüksek dağlık alanlardaki küçük çukurlukları dolduran buzullardır. Yurdumuzda bazı yüksek dağlık bölgelerde vardır.

Ör: Cilo (Buzul Dağı) Sat, Ağrı, Tendürek, Süphan , Kaçkar, Erciyes, Uludağ, Beydağları, Geyik Dağları, Bolkar , Binboğa dağları gibi.

Vadi Buzulu: Buzul aşındırması ile oluşan vadilerin içini dolduran buzullardır. Ör: Cilo dağında olduğu gibi.

Takke Buzulu: Volkan dağlarının üst kısmında oluşan buzullardır. Ör: Ağrı dağında olduğu gibi

Örtü Buzulu: Kutup bölgelerinde görülür. Antartika ve Grönland’da olduğu gibi. Kutup bölgelerinde denizde yüzen buz dağlarına Aysberg denir.

BUZUL BİRİKTİRME ŞEKİLLERİ

1) Moren setti: Buzulların aşındırarak taşıdığı kum çakıl gibi maddelere moren denir. Bunları eridiği yerde biriktirmesi ile oluşan sette denir.

2) Drumlin: Buzul biriktirmesi ile oluşan alçak tepelere denir.

3) Sander Ovası: Buzulların eridiği yerde ortaya çıkan akarsuların taşıdığı malzemeleri biriktirmesi ile oluşan düzlüklerdir.

BUZUL AŞINDIRMASINDA ETKİLİ FAKTÖRLER

Buzulun kalınlığına: Kalınlık fazla ise aşındırma oyma şeklinde , az ise törpüleme şeklinde olur.

Yatak Eğimi: Yatak eğimi fazla ise aşındırma törpüleme şeklinde az ise oyma şeklindedir.

Kayaların Özelliği: Zemin sert kayalardan oluşmuş ise aşındırma törpüleme şeklinde , yumuşak ise oyma şeklinde olur.

Buzulların Hareketi

Buzullar, içeriden ve dışarıdan olmak üzere iki şekilde hareket eder. Buz, kalınlığı 50 metreyi geçene dek oldukça kolay kırılan bir katı madde gibi davranır. 50 metreden daha derinde oluşan basınç, buzun “plastik” hale gelmesine ve akmasına neden olur. Buzulu oluşturan buz, üst üste birikmiş molekül katmanlarından oluşur. Bu katmanlar arasındaki bağlar görece zayıftır. Stres iç bağ kuvvetlerini aştığında katmanlar birbirinin üzerinde kaymaya başlar.

İkinci hareket şekli de temelden kaymadır. Buzulun tamamı, eriyen suların yarattığı kaydırıcı etkiyle birlikte üzerinde bulunduğu ortamın üzerinde kayarak ilerler. Buzulun tabanına doğru basınç arttıkça buzun erime noktası da azalır, dolayısıyla buz erimeye başlar. Buz ile kaya arasında hareket sonucu oluşan sürtünme ve dünyanın içinden gelen jeotermal ısı da erimeye yardımcı olur. Ilıman buzullar genellikle bu şekilde hareket eder.

Buzul Çağı Nedir? Dünya’nın Geçirdiği Buzul Çağları

Dünya’nın ikliminin bugünkünden çok daha soğuk olduğu ve engin bir buz örtüsünün karaların büyük bir bölümünü kapladığı döneme buzul çağı denir. Ayrıca buzul çağlar, Pleistosen Çağ boyunca zaman zaman gerçekleşen, kutuplardaki ve dağ zirvelerindeki kar ve buzların yayılarak dünya yüzeyinin büyük kısmını kapsadığı dönemlerdir. Pleistosen, yeryüzündeki toprakların %30’undan fazlasının buzlarla kaplandığı bir dönem olup, Pliosen Çağ ila Holosen Çağ çağlar arasında yer almaktadır.

Dünyanın Geçirdiği Buzul Çağlar

Dünyanın geçmişinde en az dört önemli buzul çağı yaşanmıştır.Hipotez edilen en erken buzul çağının M.Ö. 2.7-2.3 milyar yılları arasında Proterozoik Çağ’ın başlarında yaşandığına inanılmaktadır.Hakkında bilgi sahibi olabildiğimiz ilk ve muhtemelen son 1 milyar yıl içerisinde en şiddetli buzul çağı M.Ö. 800-600 milyon yılları arasında Kriojenyan Döneminde ortaya çıkmıştır. İddialara göre bu buzul çağında ekvatora ya da onun çok yakınına kadar denizlerin donduğu Kartopu Dünya addedilen durum oluşmuştur. Bu buzul çağının bitişinin bunu izleyen Kambriyen Patlaması’na yol açtığı iddia edilmektedir; fakat bu teori henüz çok yeni ve tartışmalıdır.M.Ö. 460-430 milyon yılları arasında, Ordovisyan Dönemi’nin sonlarında küçük çaplı bir buzul devri yaşanmıştır.
M.Ö. 350-260 milyon yılları arasında Karboniferus Permian Dönemleri boyunca kutuplarda belirli aralıklarla geniş buz başlıkları oluşmuştur.

Mevcut buzul çağı 40 milyon yıl önce Antartika’da buzulların oluşmasıyla başladı, fakat Pleistosen dönemde kuzey yarımkürede buzul katmanlarının yayılmasıyla yoğunluk kazandı. O zamandan beri, dünya 40.000 ve 100.000 yıllık zaman cetvellerinde buzul katmanlarının ilerleme ve geri çekilme döngüsüne tanık olmaktadır. Son buzul devri 10.000 yıl önce sona erdi.

Son Buzul Çağ

Dünya Neden Buzul Çağlarına Giriyor

Buzul çağlarının niçin ortaya çıktığını tam olarak bilmiyoruz. Çeşitli nedenler bir araya gelmiş olabilir. Buzul Çağı döneminde Kuzey Buz Denizi dünya tarihinde ilk kez neredeyse tümüyle karalar arasında kısılıp kalmış, başka okyanusların sıcak su akıntıları buraya girememişti. Bu durum, dünyanın güneşten aldığı ısı miktarındaki değişmelerle birleşerek Buzul Çağı’na yol açmış olabilir. Fakat bilimsel araştırmalar, buzul dönemlerine astronomik etkenlerin yol açtığını ortaya koymaktadır. Dünyanın yörüngesindeki uzun dönemli periyodik değişimlerle, dönme eksenindeki eğikliğin artıp azalması şeklindeki daha kısa devirli topaç hareketi, mevsimlerin şiddetini etkileyerek buzulların genişleyip daralmasına yol açmaktadır. Kısacası, astronomik devirsellikler, tetkik görevini yüklenmekte, aradan buharlaşma ve yağış dengesi ile mevsim şiddeti değişmekte, bu değişiklikler okyanus-atmosfer ilişkisini başka bir modele dönüştürmekte, okyanus dolaşımı değişmekte, böylece ısı dünya üzerinde farklı bir şekilde dağılmakta, atmosferin özellikleri başkalaşmakta, iklim değişmekte ve sonuçta buzul örtüleri büyümekte ya da küçülmektedir.

Bu değişimlerin nedeni konusunda 30 kadar kuram bulunuyor. Ancak Peter Huybers ve Carl Wunsch isimli iki iklimbilimci sonuca yaklaşmış görünüyor. Bu iki iklimbilimci, tortullardaki kayıtlardan belirlenen son yedi ısınma dönemini, Dünya’nın dönüş hareketiyle ilgili olarak daha önce belirlenmiş bulgularla karşılaştırmışlar. Gezegenimizin dönüş ekseni, yörünge düzlemine bir açı yapıyor, ama bu açının değeri zaman içinde değişebiliyor. Eksen, 40.000 yıllık döngülerle birkaç derece oynuyor. Açı en yüksek değerine ulaştığında gezegenimizin üst enlemleri daha çok güneş ışığı alıyor ve buzlar eriyor. “Peki eksen açı döngüsü 40.000 yılda tamamlanıyorsa, bu 100.000 yıllık buzul döngüsünü nasıl açıklıyor” sorusuna ise bu iki iklimbilimcinin yanıtı , “Güneş ışığının kayda değer bir etki göstermesi için önce buzulların yeterli bir büyüklüğe ulaşması gerekiyor. Dolayısıyla da buzul döngüleri, arada bir ya da iki eksen kayma döngüsünü atlayarak gerçekleşiyor ve sonuçta ortalama 100.000 yıllık süreleri tutturuyor şeklinde oluyor.

Dünya’nın bir seri buzul çağları geçirmiş olduğu 19.asırdan beri bilinmektedir. Bu bilgi temel olarak jeolojik kaynaklıdır. Buzulların hareketiyle çizilmiş, sürüklenmiş ve parlatılmış kayalar, rüzgar ve suların oluşturamadığı ve ancak uzun süre var olan buzullarla açıklanabilen yüzey şekilleri; büyük kütleli buzulların oluşturduğu yataklar ve bu yataklarda kalan kum benzeri birikintiler; üstelik tüm bu oluşumların katmanlar oluşturması, Dünya’nın bir seri buzul çağı geçirdiğini göstermiştir. Bu oluşumlar Asya, Avrupa ve Amerika’nın kuzey enlemlerinde görünmektedir ve en eski katman, Dünya’nın 500 milyon yıl kadar önce ilk etkin buzul çağını yaşadığını göstermektedir.

Buzul Çağlarında Dünya

Yeni Bir Buzul Çağı

Eğer dünyamız doğal döngüsünü izlemiş olsaydı, buzul arası dönemin bitmiş olması ve yavaş yavaş yeni bir buzul dönemine girmesi, yani havanın yavaş yavaş soğuması gerekirdi. Ancak iklim verileri, iklimin giderek ısındığını ortaya koyuyor. Bu durumda, gelecekte yeni bir buzul dönemi görülmüyor, tam tersine içinde yaşadığımız buzul arası dönemin uzadığı ve atmosferin ısısının da giderek arttığı kesinleşiyor. Bunun nedeninin de son yüzyılda, insanoğlunun, endüstrileşme sonucu atmosferde daha çok sera gazı salması olarak gösteriliyor.

son buzul çağı günümüzden 18 bin yıl önce pikine ulaşarak sona erdi ve dünyamız post-wurm denilen buzul arası döneme girerek yavaş yavaş ısınmaya başladı. halen bu dönemin içindeyiz.Eğer dünyamız doğal döngüsünü izlemiş olsaydı, buzul arası dönemin bitmiş olması ve yavaş yavaş yeni bir buzul dönemine girmesi, yani havanın yavaş yavaş soğuması gerekirdi. Ancak iklim verileri, iklimin giderek ısındığını ortaya koyuyor. Bu durumda, gelecekte yeni bir buzul dönemi görülmüyor, tam tersine içinde yaşadığımız buzul arası dönemin uzadığı ve atmosferin ısısının da giderek arttığı kesinleşiyor. Bunun nedeninin de son yüzyılda, insanoğlunun, endüstrileşme sonucu atmosferde daha çok sera gazı salması olarak gösteriliyor.

Ikinci bir görüşü savunanlara göre ise Buzul Çağı henüz sona ermedi ve biz başka bir soğuk dönemin izleyeceği geçici bir sıcak dönemde yaşıyoruz. 21. yüzyılın ortalarından itibaren (2055–2060 yıllarında) yeryüzü bir buzul devrine girecek. Kuzey Amerika ve Avrupa’nın bazı bölgelerinde görülmeye başlayan soğuk havalar bununla ilgili. Dünya büyük buzullarla kaplanacak. Dünyanın yüzde 80’ini etkisi altına alacak gelişmeler ekonomik, sosyal ve demografik değişimlere neden olacak.

Anahtar Kelimeler
buzul çağı neden olur,buzul iklimi ile ilgili kısa bilgi,dünyadaki buzul gölleri hakkında bilgi

HENÜZ YORUM YOK

NE DÜŞÜNÜYORSUN?