Heterotrof Beslenen Canlılar ve Özellikleri

0
12

Heterotrof (Tüketiciler) beslenen canlılar ve özellikleri konulu haberimizi okuyorsunuz. Tüketici canlılar hayvanlar aleminde ve ekolojik denge için çok önemli bir yere sahiptir. Omnivor (hem etçil hem otçul), herbivor (otçul) ve karnivor (etçil) canlılar heterotrof beslenme şekline sahiptir. Haberimizin detayında canlılar ve beslenme şekilleri, parazit ve mutualist yaşam hakkında derlediğimiz bilgileri okuyacaksınız.


Heterotrof canlılar; kendi besinlerini üretemeyip dış ortamdan hazır olarak alan canlılardır.

Besinlerini alma biçimlerine göre 3 grupta incelenirler.

1. HOLOZOİK CANLILAR

• Sindirim, kas ve duyu sistemleri çok iyi gelişmiştir.

• Besinlerini katı parçacıklar halinde alırlar.

1. Holozoik Beslenme

Besinlerini dış ortamdan katı ve büyük parçalar şeklinde alan canlılara “holozoik canlılar” denir. Bu canlılar, besini aramak, bulmak, yakalamak ve sindirmek zorundadır. Bu nedenle, bu canlıların duyu organları, sinir, kas ve sindirim sistemleri iyi gelişmiştir. Holozoik canlılar, kullandıkları besin çeşidine göre 3 grupta incelenir.

a. Otçul (Herbivor) Canlılar:

Bitkisel kaynaklı besinlerle beslenirler. Bu canlıların sindirim kanallarında selülozun sindirimi için gerekli olan selülaz enzimini sentezleyen simbiyo-tik bakteriler vardır. Koyun, keçi, inek gibi canlılar otçul canlılara örnek olarak verilebilir.

UYARI: Otçul canlıların; azı dişleri, bağırsakları ve mideleri diğer canlılara göre daha fazla gelişmiştir.

b. Etçil (Karnivor) Canlılar:

Hayvansal besinlerle beslenirler. Köpek dişleri iyi gelişmiş olup diş yapıları eti parçalamaya uygundur. Sindirim kanalları otçul canlılara göre daha kısadır. Bazı kuş türleri ve kemirgenler bu canlılara örnek olarak verilebilir.

c. Hem Etçil Hem Otçul (Omnivor) Canlılar:

Hem bitkisel hem de hayvansal besinlerle beslenirler. Bazı balıklar, bazı kuşlar, ayı, domuz ve insan bu canlılara örnek olarak verilebilir.


Holozoik beslenmede besinler sindirim organlarında sindirilir. Emilme ile kana karışarak hücrelere dağıtılır.

heterotrof-beslenme

heterotrof-beslenme2

Aynı şekilde nişasta, selüloz, glikojen ve yağ gibi moleküller de dönüştürülerek hayvansal moleküller haline getirilir.

Yağ, nişasta ve glikojenli besin yiyen bir insanda dönüşüm şöyle olur:

heterotrof-beslenme3

2. BİRLİKTE YAŞAM (SİMBİYAZİS)

Canlılar besin elde etmek yada yaşama şansını artırmak için birbirleri üzerinde, birlikte veya biri diğerinin içinde yaşar. Bazı birliktelikler zararlı, bazıları faydalıdır.

heterotrof-beslenme4

a. Yararlı Birlikler :

Bu ortak yaşam şeklinde zarar     gören yoktur.

I. Kommensalizm ;Ortak yaşayan canlılardan biri yarar görürken, diğeri ne yarar, ne zarar görür. (+, 0)

  • Köpek balığının parçaladığı balıktan kalan kırıntıları yiyen başka bir balık türü olan echeines balığı ile köpek balığı arasındaki ilişki bir kommensalizm ilişkisidir. Köpek balığı bu ortaklıktan ne yarar ne de zarar görmektedir. Echeines balığı ise bu ortaklıktan faydalanmaktadır.
  • Deniz hıyarının, içersinde yaşayarak korunan bir balık ile olan ilişkisi. kommensalizme bir başka örnek olarak verilebilir.

II. Mutualizm ;

• Ortak yaşayan canlıların birbirinden karşılıklı fayda görmesidir. Beraberlik sona erdiğinde ortaklar çok büyük zarar gördüğünden, ortakların ilişkisi çok sıkı bir işbirliğine dayanır. (+, +).

=> İnsan bağırsağındaki bazı bakteriler insanın besinlerinden yararlanır ve insanı barınak olarak kullanırlar. Buna karşılık bazı artıkları parçalayarak insana B ve K vitaminlerini hediye ederler.

=> Likenler, mantarlarla alglerin biraraya gelerek oluşturdukları yaşama birlikleridir. Algler klorofil taşıdıkları için fotosentez yapabilirler. Yani ototrofturlar. Mantarlar ise besinlerini hazır olarak almak zorundadırlar. Yani heterotrofturlar. Su yosunu mantara besin ve O2 verirken mantar da ona CO2 ve H2O sağlar.

=> Yaban arıları ada çayı bitkisinde döllenme ve neslin devamlılığını sağlar. Buna karşı ada çayının çiçek tozu ve nektarını da besin kaynağı olarak kullanır.

=> Baklagillerin köklerinde yaşayan azot tutucu bakterileri -bitki

=> Termitler ve geviş getiren memelilerin midelerindeki selüloz sindirici tek hücreliler de bu şekilde yaşarlar. Tek hücreliler selülozu sindiren enzimler üreterek hayvanın sindirimine yardımcı olurlar. Kendileri de hayvanı konak ve besin kaynağı olarak kullanırlar. Bu iki canlı birbirinden ayrılırsa ikisi de zarar görür.

Bir arada ortak yaşayan canlılar, birbirlerinden yararlanırlar. Ancak ortaklık bozulduğunda. ortak yaşayan canlılar bu durumdan çok fazla etkilenmezler. Canlılar yaşamlarını kaldıkları yerden sürdürürler.

=>Tımsah ile. dişlerindeki artık besinleri yiyerek karnını doyurup, timsahın dişlerini temizleyen kürdan kuşu arasındaki ilişki.

=>Denizde yaşayan paqurus (yengeç) ile actinia (deniz gülü) arasındaki ilişki. Yengeç. deniz güllerinin yakıcı tentakülleri ile korunmakta, deniz gülleri ise besin artıklarından yararlanmaktadır.

b. Zararlı Birliktelikler:

Birlikte yaşayan iki farklı tür canlıdan biri bu birliktelikten yarar sağlarken, diğerinin zarar görmesine “parazit yaşam” denir. Bu birliktelikte zarar gören canlıya “konak”, zarar veren canlıya da “parazit” denir.

Hayvansal ve bitkisel parazitler olmak üzere 2 grupta incelenirler.

I. Hayvansal Parazitler:

Konak canlının içinde veya üzerinde olmalarına göre, iç ve dış parazit olmak üzere 2 grupta incelenirler. Bit, pire, tahta kurusu gibi konak canlının üzerinde yaşayanlara “dış parazit” (ektoparazit), Bunların sindirim sistemleri gelişmiştir.

Bağırsak solucanları ve bazı bakteriler gibi konak canlının içinde yaşayanlara da “iç parazit” (endoparazit) denir. Sindirim sistemleri yoktur.

Dış parazitler (Ektoparazitlik)

• Sivrisinek, bit, kene v.s.

• Sindirim sistemleri vardır.

• Sindirim enzimleri az gelişmiştir.

• Kan emicidirler.

• Konağa ulaşmak için duyu ve hareket organlarına sahiptirler.

• Aşrı eşeylidirler.

İç Parazit (Endoparazit)

• iç parazitlere, tenya, kıl kurdu, bağırsak solucanı, plasmodium, trypanosoma örnek olarak verilebilir.

• Parazit yaşamalarının sebebi sindirim enzimlerinin olmamasıdır. En iyi parazit konağını öldürmeden, ondan uzun süre yararlanan parazittir. Bazı parazitler hastalık yapar. Bunlara patojen denir.

• Hazır besin kullanırlar.

• iç parazitlerde duyu ve hareket organları gelişmemiştir. iç parazitlerde tutunma organları gelişmiştir.

• Çift cinsiyetlidir (Hermafrodit). Hızla ürerler.

II. Bitkisel Parazitler:

Bitkilerin üzerinde yaşayan parazitlerdir.

Yarı parazitlik:

• Ökse otu kökleri olmadığı için badem gibi ağaçların üzerinde yaşar.

Emeçleri ile topraktan alamadığı su ve madensel tuzları ağacın odun borularından sağlar. Soymuk borularından organik besin almazlar. Çünkü ökse otu fotosentez yaparak organik besinlerini üretebilir. Bu yüzden ağaca zarar veren ökse otuna yarı parazit denir.

Tam parazitlik :

• Çin saçı(küsküt otu), canavar otu gibi bitkiler tam parazit olup tütün, domates gibi konak canlıların odun ve soymuk borularından emeçleri ile organik besin, su ve mineral madde ihtiyaçlarını sağlarlar.

• Bu bitkiler klorofilsiz olup fotosentez yapamamaktadırlar.

• Yaprak küçülmüş yada körelmiştir.

UYARI: Yarı parazitler, klorofilli oldukları için kendi besinlerini kendileri sentezler. Kök sistemleri gelişmemiş olduğundan sadece su ve mineral madde İhtiyaçlarını üzerinde yaşadığı canlıdan karşılarlar. Tam parazitler ise klorofil taşımadıkları için kendi besinlerini sentezleyemezler. Ayrıca kök sistemleri de gelişmemiştir. Bu nedenle organik besin, su ve mineral ihtiyaçlarını üzerinde yaşadıkları canlıdan karşılarlar.

Tam parazit bitkilerle, yarı parazit bitkilerin karşılaştırılması

a) Ortak Özellikler

1. Emeçler gelişmişlir.

2. Emeçler odun borusuna uzanmaktadır.

3. Kökler gelişmemiştir.

b) Farklı özellikler

Tam parazit

1. Yaprağı yoktur

2. Klorofilsizdir

3. Fotosentez yapamaz.

4. Konaktan organik besin ve mineral alırlar.

5. Emeçlerini, konağın odun ve soymuk borularına uzatırlar.

Yarı Parazit

1.Yaprağı küçüktür

2. Klorofillidir.

3. Fotosentez yapar.

4. Konaktan su ve mineral alırlar.

5. Emeçlerini konağın odun borularına uzatırlar.

* Parazit zincir, büyükten küçüğe doğrudur. Örneğin koyunda, kan emen kene, kenenin vücudunda ise parazit bakteri yaşar.

Nötralizm; iki canlı arasında hiç bir ilişki olmadan sürdürülen bir yaşam şeklidir. Aynı tarlada olan koyun ile toprak solucanı arasında olan ilişki.

Amensalizm; Aynı ortamda bulunan bir canlının diğer canlının üremesini engellemesi olayıdır. Örneğin Penicillium mantarı penisilin üretir. Penicilin olan ortamda hiçbir çürükçül canlı yaşayamaz.

HENÜZ YORUM YOK

NE DÜŞÜNÜYORSUN?