Nedim İstanbul Kasidesi İncelemesi

0
382

Nedim İstanbul Kasidesi İncelemesi, Kaside İncelemeleri


KASİDE

Bu şehr-i Sitanbûl ki bî-misl ü behâdır

Bir sengine yekpâre Acem mülkü fedâdır

Bir gevher-i-yekpâre iki bahr arasında

Hurşîd-i cihân-tâb ile tartılsa sezâdır

Altında mı üstünde midir cennet-i a’lâ

Elhak bu ne hâlet bu ne hoş âb u hevâdır

İnsâf[ı] değildir anı dünyâya değişmek

Gülzâr[ı]ların cennete teşbîh[i] hatâdır

İstanbul’un evsâfını mümkün mü beyân hiç

Maksûd[ı] hemân sadr-ı kerem-kâra senâdır

Ez-cümle Nedîmâ kulun ey Âsaf-ı devrân

Müstağrak-ı lütf u kerem ü cûd u atâdır

NEDİM

Mef’ûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Feûlün

Kelimeler

âb u hevâ: Su ve hava.

a‘lâ: (Daha, en, pek) yüksek.

âlem: Dünya; eğlence.

âsâf: Vezir; Hz. Süleyman’ın veziri.

atâ: Bağış, ihsan.

bahr: Deniz.

bâzâr-ı hüner: Hüner pazarı.

beyan: Anlatma, açık söyleme, bildirme.

bî-mihr ü vefâ: Sevgisiz ve vefasız.

bî-misl ü behâ: Eşi benzeri olmayan.

cihân-tâb: Dünyayı aydınlatan.

cûd: Cömertlik.

çemenistân: Çimenlik.

dergâh: Tekke, saray, konak.

devşirme: Derlemek, toplamak, bir araya getirmek.

dil: Gönül, yürek, kalp.

dü-tâ: İkiye bükülmüş.

el-hak: Doğrusu.

erbâb-ı recâ: İhtiyaç sahipleri.

etvâr: Tavır, davranış.

ez-cümle: Sözün kısası; hepsinin içinden özellikle.

evsaf: Sıfatlar; kaliteler.

felek: Gök yüzü.

gevher: Mücevher.

gülzâr: Gül bahçesi.

hâlet: Hâl, durum.

hemân: hemen, derhal, o anda, çarçabuk.

hevâ: Hava; heves, istek, arzu, sevgi, hoşlanma.

hurşîd: Güneş.

ihsan: İyilik etme, bağış, bağışlama, verilen bağışlanan şey.

ikbâl: Baht, talih; yükselme.

iyd: Bayram.

kad: Boy.

kâlâ: Kumaş.

keremkâr: Cömertlik ve iyilik sahibi.

kıble: Namaza başlarken yönelinen taraf, Mekke tarafı; darlıkta başvurulan kapı.

letâfet: Güzellik.

maksud: Kastolunan, istenilen şey, istek.

melce: Sığınak.

mülk: Ülke.

müstağrak: Gark olmuş, boğulmuş.

nev-resm: Yeni âdet, yeni usul.

pesendîde: Beğenilen, hoşa giden.

pîr: İhtiyar.

refi‘: Yüksek, yüce.

rûz: Gündüz.

sadr: Sadrazamlık makamı.

sadr-ı keremkâr: Cömert, kerem sahibi, iyilik sahibi sadrazam.

senâ: Övme, övüş.

seng: Taş.

sezâ: Uygun, lâyık.

sûk: Çarşı.

şeb ü rûz: Gece ve gündüz.

teşbîh: Benzetme.

ulemâ: Âlimler, bilginler.

yekpâre: Tek parçadan ibaret, bütün.

zâhir olma: Görünme, ortaya çıkma.

Metin Üzerinde Araştırmalar

1- Nedim, İstanbul’un hangi tabiî güzelliklerinden söz etmektedir?

Nedim İstanbul’un Marmara ve Karadeniz arasında bulunmasından, bahçelerinin insan ruhunu açacak kadar güzel olmasından, güzellik bakımından cenneti andırmasından, havasının ve suyunun son derece iyi olmasından söz ediyor. Bunlar bir mekânın güzelliğinde en fazla aranan özelliklerdir.

2- Şiirde mübalağa (abartma) taşıyan söyleyişler var mıdır? Sebebini tartışınız.

Şiirin birinci beytinde İstanbul’un güzelliği anlatılırken İran ‘ın İstanbul’un bir taşından daha değersiz olduğu söylenmekle abartma sanatı yapılmıştır.

İstanbul’un havasının ve suyunun güzelliğini tasvir edilirken cennetin İstanbul’un altında mı üstünde mi olduğu sorularak tecahül-i arif (bilmezden gelme), anlatımı etkili kılmak için soru sorarak ifade edilerek istifham sanatları yapılmıştır. İstanbul’un suyu ve havası ne kadar güzel olursa olsun cennetten üstün olup olmadığı sorularak abartma sanatı yapılmıştır.

Dördüncü beyitte İstanbul’u dünyaya değişmek olmaz derken mübalağa yapmış, ayrıca bu beyitte gül bahçelerinin güzelliğini cennete benzetmek hata olarak kabul edilmiştir. Benzetme sanatını zayıf olan şeyi kuvvetlendirmek için yaparız. Cennet bahçeleri İstanbul’unkilerden daha güzeldir. Oysa şair bu benzetmeyi doğru bulmuyor. Bunu doğru bulmamakla mübalağa yapmış oluyor.

3- Şair İbrahim Paşa’yı Hz. Süleyman’ın vezirine benzetmekle ne sanatı yapıyor?

Âsaf Hz. Süleyman’ın cömertliğiyle ün salmış veziridir. Şair İbrahim Paşa’nın kendisine son derece cömert davrandığını ifade ediyor. Vezirler için Âsaf’a benzetilmek bir övgü sayılmaktadır. Herkesçe bilinen bir olayı ve şahsı hatırlatmak için telmih sanatı yapıyor.

4- Okuduğunuz kasidenin kafiye şemasını ve bölümlerini gösteriniz.

Bu kasidenin kafiye şeması aa, ba, ca, da, ea… şeklindedir. 1-4. beyitler nesip, 5. beyit girizgâh, 6. beyit dua bölümlerine aittir. Buraya 6 beyti alınan bu kasidenin tamamı 32 beyittir. Kasidenin tamamında ise 1-15. beyitler nesip, 16. beyit girizgah, 17-28. beyitler methiye, 29-32. beyitler de dua bölümlerinindir. 32. beyit şairin mahlası geçtiği için taç beyittir.

5- Şiirin ölçüsünü ilk beyitte bulunuz.

Bu şehr-i / Sitanbûl[ı] / ki bî-misl ü / behâdır

_ _ . / . _ _ . / . _ _ . / . _ _

Bir sengi / ne yekpâre / Acem mülkü / fedâdır

_ _ . / . _ _ . / . _ _ . / . _ _

Mef‘û lü / Me fâ î lü /Mefâ î lü / Fe û lün

Anahtar Kelimeler
nedim istanbul kasidesi,istanbul kasidesi,istanbul kasidesi tamamı,nedimin siirl,kaside kısa şiir incelemeleri,bu şehr i sitanbul ki şiirin tahlili,nedimin siirinde ista,NEDİM ŞİİR İNCELEMESİ,nedim kasidesi kaç beyit,nedim istanbul siiri tum kitasi

HENÜZ YORUM YOK

NE DÜŞÜNÜYORSUN?