Protein Kaynakları Nelerdir?

423

Proteinlerin beslenmedeki önemi nedir? Protein nedir? Hücrelerin yapı taşlarını oluşturan proteinler, sindirim enzimleri tarafından parçalanarak, daha basit yapıdaki amino asitlere ayrılırlar.

Amino asitlerin bileşiminde; C (karbon), H (Hidrojen), O (Oksijen), N (Azot) ve bunlara ek olarak da S (kükürt) bulunur. Toplam 20 çeşit amino asit vardır. Bunların içinde vücut tarafından yapılamayan, sadece besinlerden elde edilen 8 tanesine elzem amino asitler denir. Elzem amino asitler; triptofan, treonin, izolösin, lösin, lizin, fenilalanin, metionin ve valindir. Hücreler bir yandan yıkılır, diğer yandan yenilenir. Proteinlerin yardımıyla gerçekleşen bu yıkılma ve yenilenme sırasında, proteinlerin çoğu dışarı atılır. Vücutta kısa süreli yetersizlikleri giderecek kadar, az miktarda protein saklanır. Vücuda alınan proteinlerin bir kısmı dışkı ile dışarı atılır.

Protein kaynakları, hayvansal ve bitkisel olarak ikiye ayrılır. Hayvansal kaynakların yüzde 97’si, bitkisel kaynakların ise yüzde 60-70’i sindirilir. Proteinlerin sindirimi midede başlar. Ardından ince bağırsağa geçer, oradan da kana karışır. Kan dolaşımı ile karaciğere taşınan amino asitler, burada enerjiye dönüşür. Bu dönüşüm sırasında amino asitlerden oluşan amonyak, üreye dönüşerek, idrar yoluyla dışarı atılır.

Proteinler ne işe yarar?

· Hücreleri onarır ve yeniler.
· Enfeksiyonlarla savaşan antikorları üretir.
· Hücre içi ve hücre dışı sıvıların ozmotik dengede tutulmasını sağlar.
· Beden fonksiyonlarıyla birlikte, sinir ve kas çalışmalarını koordine eden hormonlar ve enzimler için gereklidir.

Vücudun ne kadar proteine ihtiyacı var?
Günlük enerjinin yüzde 10-15’i proteinden karşılanmalıdır. Bütün besin gruplarından tüketen bir kişinin günlük protein ihtiyacı, kilosu başına 1 gramdır. Yani sağlıklı ve dengeli beslenen 60 kilogramlık bir kişinin, günde 60 gram protein tüketmesi yeterlidir.
Enerji sağlamak için fazladan alınan protein, yağa dönüşerek depolanır. Fazla protein tüketen bir vücut suyla birlikte, potasyum, kalsiyum, magnezyum gibi temel minerallerini kaybeder.

Protein kaynakları nelerdir?

Hayvansal kaynakları; yumurta, et, tavuk, balık, süt ve peynirdir. Bunlardan yumurta, et, tavuk ve balık, elzem amino asitleri sağlar.
Bitkisel protein kaynakları; mercimek, kuru fasulye, nohut gibi kurubaklagiller, fındık, tahıllar, bulgur, tam buğday ekmeğidir. Çok az miktarda da olsa, bazı yeşil sebzelerde protein bulunur ama emilimleri çok düşüktür.

Proteinler, amino asitlerin zincir halinde birbirlerine bağlanması sonucu oluşan büyük organik bileşiklerdir . Proteinler, açlık anında en son tüketilirler. Kimyasal sindirimleri midede başlar.

Proteinler, amino asitlerin yapıtaşlarından oluşan polimerlerdir. Her proteinin kendisine has özelliklerinin olmasını sağlayan özel amino asit dizilimleri vardır. Proteinlerin işlevlerinin çoğu, kendisini oluşturan amino asitlerin özelliklerinin tayin edilmesiyle anlaşılabilir. İnsandan virüse proteinlerin oluşumunda en çok kullanılan 20 çeşit amino asit vardır.

Bu zincirde bir amino asitin karboksil grubunun bir diğerinin amino grubuna bağlanmasıyla oluşan bağ peptit bağı olarak adlandırılır. Her proteindeki amino asit dizisinin sırası bir gen tarafından tanımlanır ve genetik kod ile kodlanmıştır. Genetik kod 22 “standart” amino asit tanımlasa da proteinlerdeki amino asitler çevrim sonrası değişimle kimyasal olarak değişikliğe uğrar. Bu değişimler ya proteinin işlev görmeye başlamasından önce gerçekleşir ya da kontrol mekanizmalarının parçası olarak, proteinin işlevini değiştirmek için olur. Proteinler belli işlevleri yerine getirmek için beraberce de çalışabilirler ve bazıları bir araya gelip kararlı kompleksler oluşturabilir.

Polisakkaritler , nükleik asitler ve yağlar gibi biyolojik makromoleküllere benzer şekilde, proteinler de canlı organizmaların temel bileşenlerindendir ve hücrelerin içindeki her süreçte yer alırlar. Çoğu protein, biyokimyasal tepkimelerde katalizör işlevi olan enzimlerdir ve metabolizma için yaşamsal bir role sahiptir. Başka proteinlerin ise yapısal veya mekanik işlevleri vardır: örneğin hücre iskeletindeki proteinler, hücrenin şeklini koruması için bir iskele görevi yaparlar. Proteinler hücre haberleşmesi, bağışıklık yanıtı, hücre tutunması ve hücre bölünme döngüsünde yer alır.

Protein, beslenmemizin önemli bir parçasıdır. Hayvanlar her amino asiti sentezleyemediklerinden, temel aminoasitleri gıda yoluyla almak zorundadırlar. Sindirimde hayvanlar yedikleri proteini serbest amino asitlere parçalayıp bunlarla yeni proteinler sentezler.

“Protein” sözcüğünün kaynağı, Yunanca ‘nın “birincil öneme sahip” anlamını taşıyan πρώτα sözcüğüdür. Bu isim, proteinleri 1838 ‘de ilk tanımlayan Jöns Jakob Berzelius tarafından verilmiştir. 1926 ‘da James B. Sumner ‘in üreaz enziminin bir protein olduğunu göstermesine kadar, proteinlerin canlılar için ne derece önemli olduğu tam anlaşılmamıştır. Yapısı çözülen ilk proteinler arasında insülin ve miyoglobin bulunur ki, insülin için Sir Frederick Sanger 1958 ‘de, miyoglobin için de Max Perutz ve Sir John Cowdery Kendrew 1962 ‘de Nobel Kimya Ödülü kazanmıştır. Her iki protein de kırınım analizi ile üç boyutlu yapıları çözümlenen ilk proteinlerdendir.

  • Protein kaynakları , hayvansal ve bitkisel olarak ikiye ayrılır. Hayvansal kaynakların yüzde 97’si, bitkisel kaynakların ise yüzde 60 70’i sindirilir. Proteinlerin sindirimi midede başlar.
  • Protein kaynakları nelerdir ?  • Et kaliteli protein kaynağı olmakla birlikte A vitamini, B1, B6, B12 vitaminleri ve demir, çinko, magnezyum, fosfor gibi minerallerinde kaynağıdır .
  • Vücudun ve yaşamın yapı taşı olan protein , sağlık için de son derece önemli.  Protein kaynakları hayvansal protein ve bitkisel protein olmak üzere ikiye ayrılabilir.
  • Protein Kaynakları Nelerdir ? Vücudun ne kadar proteine ihtiyacı var?  Vücudumuzda bulunan hücreler, dokular, organlar gibi tüm yapıtaşları protein olmadan var olamazlar.
  • Ülkemizdeki duruma bakıldığında ise bazı sitelerde ve kaynaklarda vücudun her bir kütlesi için 1 ile 1,5 gram arasında protein alınması gerektiğinden bahsedilmektedir.
  • Bitkisel protein kaynaklarındaki eksiklik elzem olan aminoasitlerin tamamını içermemeleridir ve bu yüzden tam donanımlı protein kaynakları olarak kabul edilmezler.
  • Proteinler yaşayan canlılar için elzem azotlu ögelerdir.
  • Ama ne yazık ki bütün protein kaynakları birbirinin aynısı değil.  Bu yazıda besin değeri ve sindirilebilirliliği en yüksek 5 protein kaynağını öğreneceksiniz.
  • Protein içeren gıdalar, hayvansal ve bitkisel protein kaynakları şeklinde iki gruba ayrılmaktadır.  Tavuk göğüs eti gibi hindi göğüs eti de, zengin protein kaynağıdır .

HENÜZ YORUM YOK

NE DÜŞÜNÜYORSUN?