Senaryo Nedir? Nasıl Yazılır?

0
509

Senaryo; bir filme konu olacak olayın, hikâyenin, romanın sinema tekniğine göre sahnelere bölünerek açıklamalar ve diyaloglar tarzında hikâye edildiği yazılardır. Senaryo, sesli filmler çekilmeye başlandıktan sonra ortaya çıkan ve teknik imkanların sinemada her geçen gün daha fazla kullanılmasıyla gittikçe önem kazanan bir türdür.


1Senaryo Nedir? Nasıl Yazılır?

Senaryolar filmlerin çekilmesine temel oluştururlar. “iyi bir senaryodan kötü bir film yapılabilir ama kötü bir senaryodan iyi bir film asla yapılamaz.” (rene clair)

Senaryo; süje, eşel ve tretman denen aşamalardan geçtikten sonra senaryo hâline gelir. filme çekilecek konu sinemaya göre önce özet şekilde kabataslak yazılır (süje). sonra konu içindeki olayların birbirleriyle bağlantısı bir plân dahilinde kurulur. buna şema da denir (eşel). daha sonra ayrıntılar dahil edilerek konu genişletilir, karakterler çizilir ve konuşmalar yazılır (tretman). bu aşamada sinematoğrafik hikaye kurgusu ve işlenişi bakımından filmlik bir şekil alır. son olarak senaryo yazarı kendisini eleştirel bir gözle filmin tenkidini yapan seyirci yerine kor ve sinema tekniğinin inceliklerini de hesaba katarak senaryosuna son şeklini verir.

Senaryonun temeli “bir hikâye en iyi şekilde nasıl anlatılır?” sorusudur. Eğer iyi bir hikâyeniz varsa onu anlatmak için iyi bir senaryo ilk şarttır. Hitchcock’un dediği gibi “iyi bir film çekmek için 3 şey lazımdır: Senaryo, senaryo ve de senaryo”.
Senaryolar önceleri edebiyattan, sonraları tiyatrodan geliyordu. Ardından çıkan ‘özgün senaryo’ kavramı ise hikâyeleri sadece sinema için yazmak ve görselliği düşünen bir şekilde anlatmak anlamındadır.

İyi bir senaryonun temel özellikleri nelerdir: İyi bir senaryonun ilk şartı hikâyenin iyi olmasıdır. Hikâye yöresel olmamalı, sınırları asmalı, tüm dünya insanlarına ulaşmalı. Hikâyenin bir çıkış noktası olmalı. Senaryo “Ben ne anlatacağım?”, “Bir mesaj veriyor mu?” soruları ile kurulmalı. Burada mesajı bilgi olarak verip, altını çizip dikte etmek seyirciyi sıkmanın en kestirme yolu. Örneğin bir kıskançlık hikâyesi olan ‘Raging Bull’ filminde ‘kıskançlık’ üzerine tek bir kelime geçmez. “Hansel ile Gratel” masalı aslen sütten kesilen içerlemiş çocuğun halen ana babaya yemek konusundaki bağlılığını anlatır. Ama bu mesaj gayet iyi gizlenmiş durumda.
Beni motive eden bir cümlem var ve bunu anlatmak istiyorum. En basit şekilde nasıl anlatabilirim? Ne olursa olsun hikâye en basit şekilde, tepeden bakıp görerek anlatılmalı. İçine girildiğinde detaylarda boğulmak çok kolay. Bazı şeyler de saklanmalı. Senaryoya koyduklarımız kadar koymadıklarımız da önemli. Bilmemek seyirciyi heyecanlandırır ve meraklandırır. Olası şeylerin söylenmesi de heyecanı arttırır. Pilota annesinin ‘Aman oğlum bugün uçma kötü bir rüya gördüm’ demesi gibi.

HENÜZ YORUM YOK

NE DÜŞÜNÜYORSUN?