Sevr Antlaşması ve Milli Mücadeleye Etkileri

0
175

Sevr Antlaşması , Maddeleri ve Milli Mücadeleye Etkileri


İtilaf Devletleri, Birinci Dünya Savaşı sonunda yenilmiş devletlerle ayrı ayrı barış antlaşmaları yapmışlar, Os­manlı Devleti ile ateşkes antlaşması imzalayarak barış antlaşmasını ileri bir tarihe bırakmışlardı. Çünkü, savaşın sonunda Osmanlı Devleti’ni nasıl paylaştıracakları konusunda aralarında anlaşama­mışlardı. Bu konuda, aralarındaki çıkar çatışmaların­da önemli rolü vardı.
İtalyanların payının büyük bir bölümü, sonradan ortaya çıkan Yunanlılara verilmiş, İstanbul’un ve Bo­ğazların ne olacağı, konusunda da kesin bir karara varılamamıştı. Bu arada Anadolu’da önemli gelişme­ler olmuş, ulusal bağımsızlık savaşı başlatılmış ve Türk milletinin, işgalcilere karşı gösterdiği tepkiyi ön­ceden düşünememişlerdi. Ankara’da TBMM açılmış ve yeni bir Türk devleti kurulmuştu.

Bu gelişmeler üzerine İtilaf Devletleri, bir an önce Osmanlı Devleti ile barış yapılırsa savaş bitecek ve Mustafa Kemal de yalnız bırakılmış olacak, diye düşünülüyordu. İşte bu nedenle, Fransa ve İngiltere Nisan 1920′de İtalya’nın SAN REMO şehrinde bir top­lantı yaparak, Osmanlı Devleti ile yapılacak barışın şartlarını tespit ettiler. Bu toplantıya gözlemci olarak Osmanlı Devieti’nden Tevfik Paşa da katılmıştı.
Osmanlı Devleti, Antlaşma maddelerini çok ağır bularak, Boğazlar Komisyonu, Doğu Trakya ve İzmir’ le ilgili maddelerinin yeniden gözden geçirilmesini is­tedi. Diğer maddeleri aynen kabul edeceklerini bildirdiler.

İngiltere ve Fransa, Osmanlı Devleti’nin isteklerini kesinlikle kabul etmeyince Padişah Vahdettin, antlaş­mayı imzalamayı kabul etti. Yalnız bu büyük suçu mil­let karşısında örtbas etmek için milletin ileri gelenle­rinden İstanbul’da bir SALTANAT ŞURASI (Danışma meclisi) nin toplanması sağlandı.

Saltanat Şurası’nda Topçu Feriki (Korgeneral) Rıza Paşa hariç 42 kişi, antlaşmanın imzalanmasını onayladılar.
Bağdatlı Hadi Paşa başkanlığında Filozof Rıza Tevfik Bölükbaşı ile Bern Elçisi Reşat Hatis’ten oluşan bir heyet, Paris yakınlarında Sevr kasa­basında antlaşmayı imzaladılar (10 Ağustos 1920). Bu antlaşmayı imzalamakla padişah Vahdettin, millet iradesine karşı çıkmış oluyordu. Çünkü, İmzalanan bu antlaşmanın meclis-i mebusan tarafından onaylan­ması gerekiyordu. Halbuki padişah, İstanbul’un res­men işgalinden sonra Meclis-i Mebusan’ı dağıtmıştı.

SEVR ANTLAŞMASI’NIN MADDELERİ:

  • Osmanlı İmparatorluğunun ülkesi, İstanbul do­layları ve Anadolu’nun küçük bir bölümü ile sınırlan­dırılıyordu.
  •  Boğazlar, her zaman bütün devletlerin gemileri­ne açık tutulacaktı. Türklerin hiçbir etkisi olmayan uluslararası bir komisyon Boğazlan yönetecekti.
  • Ege Böigesi’nin büyük bir bölümü İzmir kentiyle birlikte Yunanlılara veriliyordu. Ayrıca Midye-Büyük-çekmece çizgisinin batısında kalan bütün Trakya, Yunanlıların olacaktı.
  • Suriye, Lübnan ve Güneydoğu Anadolu Fran­sa’ya bırakılacaktı.
  • Arabistan ve Irak (Musul dahil) İngiltere’ye bırakılacaktı.
  • Doğu Anadolu’da bağımsız Ermenistan kurula­caktı.
  • Kürtler, ayrı bir devlet kurmak isterlerse ve mil­letler cemiyeti tarafından kabul edilirse, Osmanlı Devleti buna izin verecekti.
  • Kapitülasyonlar, bütün devletlere tanınacaktı.
  • Azınlıklara çok geniş haklar verilecek ve her derecede okul açabileceklerdi.
  •  On iki Ada İtalyanlara, Akdeniz’deki diğer ada­lar da Yunanlılar’a verilecekti.
  • Zorunlu askerlik hizmeti olmayacak ve askeri kuvvetler 15 bini jandarma olmak üzere 50.000′İ geçmeyecekti.
  • Antalya ve Konya dolayları, İç Batı Anado­lu’nun derinliklerine kadar İtalyanların nüfusu altına girecekti.
  • istanbul, Osmanlı Devleti’nin başkenti olarak kalacak, ancak anlaşma hükümlerine uyulmazsa, İstanbul da ellerinden alınacaktı.

San Remo Toplantısı’nda İngiltere ve Fransa, bu ağır koşutları Türk halkına kabul ettirmek ve uygula­mak amacıyia kararlar da aldılar. Bu konuda alınan kararlar:
1. Türklere silah kuvvetiyle kabul ettirmek (Yuna­nistan, Türklere antlaşma şartlarını silah gücüyle kabul ettirme işini üstlendi.)
2. Türkler, antlaşmayı kabul etmezlerse, Onları İstanbul’dan da çıkartmakla tehdit etmek.

Sonuç: Sevr Antlaşması ile Türklerin özyurdu ke­sinlikle parçalanmış oluyordu. Sözde sağ bırakılan Osmanlı Saltanatına hiç bir egemenlik hakkı tanın­mamıştı. Sevr Anlaşması, T.B.M.M. ile onun yanlısı olan vatanseverlerin direnme gücünü kamçılamıştır. Herkes, artık vatanın kurtulması için düşmanla çar­pışıp onu yurttan kovmaktan başka bir çare olma­dığını anlamıştır.

SEVR ANTLAŞMASININ İMZALANMASINA KARŞI T.B.M.M.’NİN TEPKİSİ:

Milletin tek temsilcisi olan T.B.M.M., İstanbul’da yok saydığı İstanbul Hükümeti’nin imzaladığı bir antlaşmayı tanıyamazdı. Bu antlaşmanın geçerli ola­bilmesi için, TBMM’nin onaylaması gerekiyordu. (Os­manlı Mebuslar Meclisi dağıtıldığı için). 19 Ağustos 1920′de toplanan TBMM bu antlaşmayı kabul etme­diği gibi, bu antlaşmayı imzalayanları ve onaylayan­ları vatan haini ilan etti. Bu kişiler Türklükten kovuldu­lar.

Anahtar Kelimeler
sevr anlasmasinin mili mucadeleye etkisi ne sekilde olmustur,sevr antlaşması milli mücadeleye etkileri,sevr antlaşmasının milli mücadeleye etkileri neler olmuştur,sevr antlaşmasının milli mücadeleye etkileri nelerdir,sevr antlaşmasının milli mucadeleye etkisi maddeler halinde,sevr antlaşmasının türkiye üzerindeki etkileri

HENÜZ YORUM YOK

NE DÜŞÜNÜYORSUN?